Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
4 tane "sağlık" etiketli yazı bulundu "sağlık" tagli diger ogeler resimler , videolar

Seksi aşka tercih eder misiniz

Sizden bir seçim yapmanızı istesek aşkı mı yoksa seksi mi seçerdiniz? Sizin için hangisi olmazsa olmaz.Bunun cevabını bulmak çok da zor olmamalı.Bu soruya karşı yanıtımız hiç dolambaçsız; "seks" olurdu. Aşk cevabını verenler belki bize çok kızacaklar hatta bizi bir hayli eleştirecekler ancak bilim adamlarının araştırmalarından çıkan sonuçlar ve haber kaynaklarının elde ettikleri bilgiler de bu düşünceyi doğrular nitelikle. Sunday Times'ta çıkan bir haber, kadınların erkeklere duyduğu aşkın ömrünün üç yıl olduğunu gösteriyor.

4nik

Bu habere göre, kadın bir erkeğe ancak üç yıl boyunca aşık kalabiliyor. Çünkü beynin aşk duygusunu sağlamak için salgıladığı kimyasallar bu zaman içerisinde henüz aktif. Daha sonra, poliklinik bir yapıya dönüşerek yeni bir aşk için çevreye bakınmaya başlıyor. Aynı şekilde Antropolog Helen Fisher'a göre, kadın dört yıl içinde erkeğe duyduğu aşkı yok edebilecek türde bir genetik yapıya sahip. Kısacası kadın aşkı sürdüğü sürece eşine sadık kalabiliyor; erkek ise fırsat bulduğunda hemen eşini aldatmaya hazır. Ne de olsa her seferinde erkeğin ortaya saçacağı 200 milyon spermi, kadının ise en iyi sperm veya spermler tarafından döllenebilecek tek bir yumurtası var doğaya göre. Aşkta hep istekler, değerlendirmeler ve seçimler varken, sekste böyle bir şey söz konusu değil. Bir yumurta 200 milyon spermi o kadar detaylı değerlendirmelerden geçiriyor ki bu durumda spermin yapacak başka bir şeyi, seçme şansı kalmıyor ve daha fazla yumurtanın peşine düşüyor.

Aşk ve seks arasındaki bağlantı

Aşık olanın gözü hiçbir şey görmez, "İki gönül bir olursa samanlık seyran olur" sözleri artık eskilerde kalmış durumda. Günümüzün kapitalist, yarışmacı ve acımasız hayat şartları içerisinde aşk sözlerinin yerini artık para, karizma, araba, sahip olma, maddi hırslar gibi kavramlar almış durumda. Buna karşın cinsellik nesneden yoksundur. Sekste iki kişi arasındaki etkileşim, hisler vardır. Burada beyin kimyası, dürtüler ve biyokimyasal reaksiyonlar devreye girer. Karşınızdaki kişiden hoşlanıyor ve onu mutlu etmek istiyorsunuzdur bu kadar basit. Aşk bencilce her şeyin hep kendisinin olmasını ister. Bir kişiyi sevdiğimizde hepimiz onu sahiplenmek istemez miyiz? 'Sadece bana bakmalısın?', 'Beni seviyorsun değil mi?', 'Bak hayatında başka biri olmadığı konusunda doğru söylüyorsun değil mi?' sözleriyle karşımızdakini bir cendere içerisine sokarız. Sekste ise bu sözlerin yerini 'Mutlu oldun mu? Ne kadar haz aldın?', 'Karşımdakine daha fazla zevk vermek için ne yapmalıyım?', 'Acaba daha iyi olabilir miydi?' şeklindeki sözler alır. Seks iki kişiyi özgürleştirir, karşılıklı yeni arayışlara doğru yönlendirir. Karşınızdakini düşünür ve yeterli derecede haz verebilmek için arayışlar içerisine girersiniz.

Aşksız seks

Çoğu kişi aşk olmadan seks olabileceğini savunur ancak bunun tersini hiç düşündünüz mü? Peki seks olmadan hiç aşk var olabilir mi? Yaradılışsal özelliğinden dolayı insanların her zaman tinsel istekleri vardır. Bu arzularının başında ise haz almak gelir. Haz alamadığı takdirde mutsuz olur ve böylelikle çevresine de mutluluk veremez. Doğada fizyolojik ihtiyaçlarını doğuramayan hiçbir canlı var olamaz. Sekste bir fizyolojik ihtiyaç olduğu için insanoğlu yaşamını sürdürebilmesi ve mutlu olabilmesi için buna ihtiyaç duyar. Bu kaçınılmaz bir doğa yasasıdır. "Aşk mı, seks mi?" sorusunu sorarken, "Hangisi diğerini kapsar?" sorusunu da mutlaka sormamız gerekli. Cinsel çekim olmadan aşık olan insanlar çok az da olsa vardır, fakat ilk bakışta aşktan, zaman içinde gelişen aşka kadar hepsi cinsel çekim öğesi içerir. Cinsel çekimin olmadığı bir ilişkide aşkın veya sevginin gelişebileceği ise kuşkulu. Daha önce bahsettiğimiz gibi evliliklerde ve uzun süreli birlikteliklerde cinsellik ve cinsel çekim azalarak bitiyor; yerini alışkanlık ve uzlaşma alıyor. Eğer iki kişi arasında dostluk ve arkadaşlık, anlaşma yeteri kadar gelişmişse o zaman bu ilişki uzun süreli bir sevgiye dönüşüyor ve devam ediyor. Cinselliğin olmadığı veya erkekte ya da kadında cinsel tatminin olmadığı bir evlilikte ilk aşk ne kadar güçlü olursa olsun bunun sürmesi mümkün değil. Örneğin kadının orgazm olmadığı bir ilişkide veya kadının vajinismus nedeniyle erkekle ilişki kuramadığı bir ilişkide cinselliğin ve aşkın, sevginin sürdürülmesi oldukça zor, üstelik günümüzün materyelist ve hedonist (hazza düşkün) toplumlarında bu daha da güç.

Vücudunuz size ne söylüyor acaba?

ana Yüzünüzde ani oluşan kızarıklıklar Yüzünüzde kırmızı şarap rengini andıran bazı lekeler aniden oluşuyorsa bunun nedeni histamin olabilir. Histamin vücudunuzun bazı yiyeceklere karşı verdiği tepki nedeniyle oluşan bir kimyasaldır. Bu yiyecek kabuklu deniz hayvanları, çikolata, domates ya da dut olabilir. Bu besinler sindirildikten sonra bile histamin bir süre daha vücutta kalabilir. Tamamen vücudu terk etmesi 48 saati alabilir. Bu besinlerden günde sadece birer porsiyon yiyerek kendinizi sınırlayabilirisiniz.

Gözünüzdeki kan damarı çatlamaları
Eğer gözünüzde bu tip kızarıklar varsa çok fazla anti- enflamatuar ağrı kesiciler alıyor olabilirsiniz. Bu tip ilaçlar kanı incelterek etkin hale gelirler ve pıhtılaşmayı, şişkinliği azaltırlar. Eğer bu ilaçları birkaç hafta boyunca günlük olarak kullanırsanız gözlerinizdeki damarlar da kanamaya karşı hassaslaşır. Bu nedenle bu ilaçların dozunu azaltmalısınız.

Renksiz ya da sararmış dil
Sağlıklı bir dil pembe renktir. Eğer diliniz renksiz gibi ya da sarımsı bir renge sahipse (örneğin pişmiş bir bifteğin rengi gibiyse) bu, kansızlığın bir belirtisi olabilir. Bu rahatsızlık genellikle kadınlarda görülür. Vücudunuz yeterince kırmızı kan hücreleri üretemiyor demektir. En önemli belirtisi yorgunluk ve dayanıksızlıktır. Kanınızdaki demir eksikliğini gidermek için mutlaka doktora gitmelisiniz. Bu durumda doktorunuzun önereceği demir ilaçlarını kullanabilir ya da ıspanak ve kırmızı et gibi demir yününden zengin gıdalarla beslenebilirsiniz.

Bazı bölgelerde saçın incelmesi
Eğer saçınızda bazı bölgelerde seyreklikler varsa tiroit hormonunuzda sorun olabilir. Tiroit bezi boynun ön alt kısmında nefes borusunun etrafında bulunur, hormon üretiminden ve vücut ısısından sorumludur. Bazen bu bezin zayıf çalışması metabolizmayı ve saçın uzamasını yavaşlatabilir. Şanslısınız çünkü bu rahatsızlık ilaçlarla tedavi edilebilir. Doktorunuza danışmalısınız.

Göz ve ağız çevresinde kuru cilt dokusu
Beslenme düzeninizde ya da diyetinizde yağ yönünden eksiklik olabilir. Ya da yeterince su içmiyorsunuzdur. Bu besinlerin yetersiz alınması, cildin tıpkı kağıt gibi kuru görünmesine sebep olur. Bu çizgiler yaşlanma dolayısıyla oluşan çizgilere benzemez. Bu kuruluğu günde 8 bardak su içerek ya da somon, fındık, avokado tüketerek giderebilirsiniz.

Yüzdeki renk değişiklikleri
Bu belirti için doğum kontrol hapındaki östrojen hormonunu suçlayabiliriz. Bundan dolayı oluşan renk farklılıkları genellikle alın, yanak ve çene bölümünde oluşur. Bazı zamanlarda bu hapı bırakınca bu renk değişiklikleri de yok olur ama yine de tavsiyemiz dermatoloğunuza danışmanız olacak.

Uzun süre geçmeyen morluklar, çürükler
Bu belirti bazı zamanlarda fazla alkol almakla ilişkili olabilir. Çünkü alkol kanın pıhtılaşmasını engeller. Bu nedenle herhangi bir yerinizi bir yere çarptığınız dönemde alkol almamaya özen göstermelisiniz.

Bacaklarınızın arkasındaki damar çatlamaları
Bunun en önemli sebebi her zaman bacak bacak üstüne atarak oturma alışkanlığıdır. Bu şekilde oturma sırasında bacakların arka, alt kısmı baskı altında kalır ve bölgedeki kılcal damarlar çatlayabilir. Eğer bu şekilde oturma alışkanlığınızdan vazgeçemiyorsanız en azından hep aynı bacağınızı kullanmayın, arada bir bacaklarınızı değiştirin. Günün sonunda ayaklarınızı 20 dakika havaya kaldırırsanız kan dolaşımını hızlandırırsınız.

Tırnaktaki beyaz lekeler
Tırnaktaki bu tip lekeler çoğunlukla protein ya da çinko eksikliğinden kaynaklanır. Bu eksikliği gidermek için bol bol et, yumurta, peynir ve deniz ürünleri tüketmelisiniz. Tırnaklar çok geç uzar, bu nedenle panik olmayın. Bu lekelerin tarih olması 8 ayı bulur.

Yorgun ve şiş gözler
Çok az ya da çok fazla uyku, bir gece önce alınan alkol, aşırı kafein tüketimi, stres ile yapay ışıklar, bilgisayar ve televizyon gibi olumsuz etkenlere uzun süre maruz kalmak sabahları şiş gözlerle uyanmanın başlıca nedenleridir. Ertesi sabah aynada hoş olmayan bir görüntüyle karşılaşmak istemiyorsanız bir gece önceden almanız gereken bir kaç önlem var: Papatya, ıhlamur ve lavanta çaylarıyla yapılan güzellik kürleri gözlerdeki yorgunluk ve şişlikleri gideriyor. Bunun için örneğin bir tutam ıhlamuru bir çay fincanı kaynar suya ilave edip 10 dakika bekletin. Süzüp soğumaya bırakın. 2 makyaj pamuğunu çaya batırıp gözkapaklarınıza uygulayın. 10 dakika bekleyip, yıkayın. Gözaltı şişliklerine antioksidan özellikli göz kremleri de sürebilirsiniz. Sorununuz kronikse bir doktora görünmenizde yarar var.

Bacaklarda farklı ölçüler
Herkes yürürken ya da koşarken bir bacağına diğerinden daha fazla ağırlık ve dolayısıyla da stres verir. Dolayısıyla stresli olan bacak diğerine göre daha fazla gelişir ve kaslanır. Eğer bu farklılığı istemiyorsanız spor salonunda güçsüz olan bacağınızı daha fazla çalıştırıp, kaslanmasını sağlayabilirsiniz.

Daha lezzetli patates yemek için...

atates_kizartma


Patates kızartmasının kıtır kıtır, gevrek olmasını istiyorsanız, patatesleri una buladıktan sonra tavaya atmalısınız.

Patates pürenize de değişik bir koku vermek istiyorsanız, içine bir miktar Hindistan cevizi atın. Tadının çok değiştiğini göreceksiniz.

Balığın artık markası var!

balik0


“Markalı balık” sloganıyla faaliyete geçen Aquarium Balık Market, tüketicilere balığın sağlıklısını ve tazesini yedirmek için kolları sıvadı. İlk Aquarium Balık Market,  Avcılar’da E-5 Karayolu üzerinde açıldı. Aquarium Balık Market, AB standartlarının gerektirdiği tüm sertifikasyonlara sahip bulunuyor ve ürünlerini hijyenik koşullarda, en uygun fiyatla satışa sunuyor.

Türkiye, Aquarium Balık Market sayesinde “markalı balık” kavramı ile tanışıyor. Tüketicilere balığın markalısını, sağlıklısını, uygun fiyatlı ve tazesini yedirmek için kolları sıvayan Aquarium Balık Market, Avcılar’da E-5 karayolu üzerinde açıldı.

Lezzetli ve sağlıklı balıkları en hijyenik ortamda sunan Aquarium Balık Market, Türkiye’de hizmet veren ilk konsept balık marketi olma özelliğini taşıyor ve Avrupa Birliği standartlarında faaliyet gösteriyor. Türk tüketicisini “markalı balık” kavramı ile tanıştıran Aquarium Balık Market’te yılın 12 ayı boyunca lezzetli, taze ve uygun fiyatlı balık çeşitleri bulmak mümkün.

Aquarium Balık Market, sadece balık değil, balığın olmazsa olmazı salata malzemelerinin en lezzetlisini ve diğer deniz ürünlerini de tüketiciye sunuyor. Salataya enfes bir lezzet katan, Aquarium Balık Market’in özel olarak hazırladığı, doğal sızma Kargalı Zeytinyağı da uygun fiyata alınabiliyor. Aquarium Balık Market balık konusunda özel eğitim almış personeliyle hizmet veriyor. Aquarium Balık Market’e gelenlere en ayrıntılı şekilde yardımcı olunuyor ve ürünlere ilişkin bilgi veriliyor.

Ülkemizi ‘markalı balık’ konseptiyle tanıştıran Aquarium Balık Market’in kurucusu Adnan Bulak, artık herkesin dilediği kadar balık yiyebileceğini belirterek şunları söylüyor: “Balık son derece yararlı ama ne yazık ki ülkemizde yeterli seviyede tüketilmeyen bir gıda. Bu nedenle biz de herkese bol balık yedirme hedefiyle yola çıktık. Her mevsim uygun fiyatlı, taze ve lezzetli balık sunacağız. Avrupa Birliği standartlarında olan, yüksek hijyen ve kaliteye sahip satış noktamıza tüm balık severleri bekliyoruz. Artık herkes ‘markalı balık’ yemeye hazırlansın. Önümüzdeki dönemde açacağımız yeni şubelerle pek çok farklı noktada tüketicilerle buluşmayı sürdüreceğiz.”

Aquarium Balık Market’e nasıl gidilir?

Aquarium Balık Market’e ulaşmak çok kolay. E-5 karayolu üzerinde, Avcılar’dan Beylikdüzü istikametine giderken Haramidere mevkiinde, İstanbul’un en sağlıklı ve leziz balıkları sizleri bekliyor.

Aquarium Balık Market hakkında: Ülkemizin ilk konsept balık marketi olan Aquarium Balık Market, yılın 12 ayı boyunca sağlıklı, lezzetli ve uygun fiyatlı balık sunar. AB standartlarının gerektirdiği sertifikasyonların tamamına sahip bulunan Aquarium Balık Market, müşterilerine en sağlıklı ve hijyenik koşullarda hizmet verir. Aquarium Balık Market’in geniş ürün yelpazesinde balığın pek çok türü, çeşitli deniz ürünleri, salata malzemeleri ve el yapımı sağlıklı zeytinyağları gibi balık sofrasının tüm vazgeçilmezleri yer almaktadır. Aquarium Balık Market kıyıdan 1 mil açıkta ve 60 metre derinlikte bulunan, AB standartlarına uygun tesislerinde uzmanların denetiminde üretimini gerçekleştirdiği levrek ve çipura türü balıkları da balık meraklılarına sunmaktadır. Balıklar soğuk zincir kırılmadan, en sağlıklı ve hijyenik koşullarda satışa sunulur. Aquarium Balık Market, ISO 9001 kalite ve işletme belgeleri ile ISO 14001 çevre yönetim sistemi belgelerine sahiptir.