Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
3 tane "diyet" etiketli yazı bulundu "diyet" tagli diger ogeler resimler , videolar

Kiraz dudaklar

dudukDudaklarda Kışın Görmeye Alışkın Olduğumuz Kırmızı Renk, Yaz Sezonunda Güneşin Yakıcılığını Dudaklara Yansıtıyor.



Kışları ancak cesaret edebilirdik kıpkırmızı dudaklara sahip olmaya. Soğuk havalarda karalara bürünmeye alışkın olduğumuzdan, dudaklarımızdaki ateş ancak bizi ısıtacaktı. Yaz aylarını ise sadece bir parlatıcıyla geçiştirmeye alışmıştık. Yanık tenin verdiği sağlıklı havayı fazla da süslemeye gerek görmezdik. Yaz gecelerinde ise hafif bir gölgeye en fazla Terracotta parlak allıkla kavuşurduk.

İşte size sezonun bir sürprizi daha. Plaj çantanızı hazırlarken artık içine bir kırmızı ruj da atınız.

Kırmızı ruj severlere tüyolar:
Geçen hafta sizlerle paylaştığım gibi dalgalı saçlı deniz kızı hali pek bir moda ya; bu görüntünün en büyük eşlikçisi kırmızı dudaklar olacak.

YSL'nin 120 numaralı Rouge Pur lipstick'i 8 koruma faktörüyle size rahatlıkla önerebileceğim bir ruj. Diğer makyaj bölgelerini sade tutun.

Rujunuzun kalıcı olması için anneden kalma yöntem demeyin, rujunuzu sürdükten sonra fazlalığını bir kağıt peçeteyle almayı ihmal etmeyin. Sonra süreceğiniz bir kat daha, makyajınızı uzun süre korumanızı sağlayacaktır.

Daha doğal bir görüntü için rujunuzu direkt dudaklarınıza sürmek yerine, fırçayla sürmeyi deneyin.

Terracotta'nın da artık hem kahverengi saçlılar, hem sarışınlar için iki ayrı çeşidi var. Size uygun tondakini deneyin.

Bu yaz başka da katkı maddesine ihtiyacınız yok...

Kutu kolada 15 küp şeker var!

yeyeÇocuk ve gençlerin fazla kilo problemi büyümeye devam ediyor. Çocuklar, eskisine göre daha fazla şeker, yağ ve tuz tüketiyor.

Tükettikleri besinler tıka basa (yağların en zararlıları) doymuş ve trans-yağlarla dolu. Elli yıl öncesinin çocuklarına oranla çok daha fazla şeker tüketiyorlar. Bir şişe meşrubatta, bir kutu kolada neredeyse 15 küp şeker var ve bir çocuğun günlük şeker tüketimi neredeyse yarım kiloya yaklaşıyor.

1960’lı yıllarda bir şişe meşrubat, 200-220ml civarındaydı, şimdi dev boyları söz konusu olduğunda 2 litreye kadar çıkabiliyor. Televizyon reklamları, sürekli çocuk ve gençlere yemelerini, içmelerini öneriyor. Bir saatlik televizyon izleme süresinde çocuk ve gençler, ortalama 15-20 dakika besin maddesi reklamı izlemek zorunda kalıyor. Üstelik bu besinlerin çoğu, sucuk, sosis, margarin, hamburger, bisküvi, cips, gofret, şekerleme gibi sağlığa yarardan çok zarar veren sağlıksız şeyler.

Sorunun nedeni çok
Daha da kötüsü, bu ürünler aileler ve çocuklara "akıllarını geliştirmek", "beyinlerini güçlendirmek", bedenlerini desteklemek, bağışıklıklarına güç vermek, boylarını uzatmak, kemiklerini desteklemek gibi "hayır" denilmesi güç vaatlerle sunuluyor. Kısacası çocuk ve gençler sürekli olarak kalori bombardımanına ve yanlış beslenme tüyolarına maruz kalıyor. Uzmanlar, çocuk ve gençlerin çok yedikleri için değil, yanlış besinler tüketip yeteri kadar hareket etmedikleri için kilo aldıklarını, şişmanladıklarını belirtiyor. Onlara yemeleri için önerilen besinler arasında ne portakal, elma, kiraz, erik; ne de marul, domates, fasulye veya kabak var. Dayatılan besinler katma değeri yüksek, kalorisi şişmiş, vitamin ve mineral fakiri hazır ürünler: Cipsler, browniler, kalorisi ikiye-üçe katlanmış çikolatalı bisküviler, kolalı içecekler...

Hazır kalori bombası
Çocuk ve gençlerin beslenmesinde ev yemeklerinin hiçbir önemi kalmadı. Sabah kahvaltılarını çoğu kez servislerde veya okullarda yapıyorlar. Öğle yemekleri okul kantinlerinin fast-food yiyecekleri ve şekerli içecekleri ya da okul idaresinin dışarıdan sağladığı sağlıksız besinlerden oluşmak zorunda. Akşam üzeri açlık krizleriyle evine dönen çocukları eskisi gibi evde bekleyen anneler, anneanneler de yok artık. Ya buzdolabından donmuş bir yiyecek çıkarıp yemek, ya da pizza veya hamburger siparişi vermek zorundalar. Yani günümüzde çocuk yemeklerinin çoğu hazır yemek restoranlarından temin ediliyor.

Sorun sadece anne babalardan da kaynaklanmıyor. Yeni hayat, çocukları ve gençleri de değiştirdi. Günümüz çocukları, gençleri, sokaklarda, parklarda koşup oynayarak değil televizyon, bilgisayar ya da DVD ile oyalanarak, chat yaparak eğleniyor. Artık onlar da yavaş yavaş bize benzemeye başladı, çoğu yerinden bile kımıldamıyor. Kısacası bir zamanlar eğlenmek için koşan çocuklar şimdi eğlenmek için oturuyor ya da uzanıyor.
Hareketsiz yaşam
Güne akıllı bir kahvaltı ile başlamayan, öğlen yemeğini doğru besinlerden oluşmuş mönülerden sağlayamayan, gün boyu gazoz, kola, bisküvi, browni veya gofret, daha kötüsü cips, dondurma atıştıran, koşup oynayacağı zamanları bilgisayar, televizyon başında oynayarak geçiren bu yeni çocuk ve gençlerin şişmanlamaları kadar doğal bir şey olamaz. Yeteri kadar sebze ve meyve tüketmeyen, şekeri, nişastayı, yağlı ve unlu gıdaları beslenme planının ana unsurları haline getiren bu yeni hayatın beklenen bir sonucudur fazla kilolu ve şişman çocuklar.

Kahvaltı yapan çocuklar kolay kolay şişmanlamaz
Binlerce araştırma, düzenli kahvaltı yapan çocukların daha dikkatli olduklarını, karmaşık problemleri daha kolay çözdüklerini, daha neşeli, keyifli ve barışık olduklarını, depresyon, hiperaktivite gibi sorunlara çok seyrek yakalandıklarını, daha seyrek hastalandıkları ve okula devam oranlarını yüksek tuttuklarını, her şeyden önemlisi matematik problemlerini çözmede, sosyal zekalarını geliştirmede daha başarılı olduklarını ortaya koyuyor. Beyin, kan şekerinin neredeyse dörtte birini kullanan bir organdır. Sabah okula yeterli bir kan şekeri oranıyla başlayan vücutlar, hipoglisemik arkadaşlarına göre beyinlerine daha çok yakıt veriyor ve onların beyinleri en karmaşık problemleri bile çözmede asla zorlanmıyor.

Diyet hatalarına düşmeyin!

diyetelmaZayıflayacağım derken vücudunuza eziyet mi ediyorsunuz yoksa? Bu diyet hatalarına düşmeyin!

Ünlülerin diyetlerini uygulamak
Jennifer Aniston kadar sportif görünümlü bir vücut, Jennifer Lopez kadar formda kalçalar, Madonna gibi zinde bir beden hayal eder, onların isimleri ile yayınlanmış diyetler uygulamaya çalışırsanız en büyük diyet hatalarından ilkini yapmış olursunuz.

Her diyet kişiye özeldir, kesinlikle bir başkası için hazırlanmış bir program sizin için yararlı olacak diyemeyiz. Kaldı ki sağlık zararları da oluşabilir sakın unutmayın.

Bu nedenle mutlaka bir diyetisyen eşliğinde, sizin biyokimyasal bulgularınıza, beslenme alışkanlıklarınıza, sosyo ekonomik şartlarınıza uygun diyetler uygulamalısınız.

Aksi takdirde en kötüsü sağlığınızı riske edebilir, diyet serüveniniz fazla uzun sürmeyebilir, yağ kaybetmeden toplam ağırlıktan hafifleyerek istenen sonuca ulaşamayabilirsiniz.

Kendini aldatmak
Makul ve ulaşılabilir hedefler koymak başarılı diyet serüveninin en önemli adımıdır. Çok kısa sürede, fazlaca kilo kaybı beklentisiyle başlanan diyetlerin pek çoğu bıkkınlık hissi ile yarıda bırakılmaktadır.

Bunun için kendinize karşı dürüst olun ve en küçük başarınızı dahi kutlayın. Unutmayın takdir edilmek herkesin hoşuna gider, çevrenizden iltifat beklemeden kendi kendinizi kutlayın.

Egzersiz yapmak
Kilo vermek basit bir matematik hesaplamadan ibarettir. Aldığımız kalori harcadığımızdan az olursa kilo veririz, dengede olursa kilomuzu korur, fazla olursa kilo almış oluruz.

'İki kere iki dört eder' gibi gözüken, net bir tablo gibi dursa da aslında bu kadar da basit değildir.

Aldığımız kalorileri kontrol altına alarak diyetimizi planlar, harcadığımız kalorileri ise günlük hayatımızda aktif olmak dışında spor yaparak artırırsak hem fark etmeden, çile çekmeden yağ kaybederek zayıflar hem de daha formda ve fit bir vücuda ulaşabiliriz. Hadi biraz hareket zamanı.

Aç kalmak
Metabolizma çok akıllı ve bir o kadar da bencil bir sistemdir. Siz ona ne kadar iyi davranır, onu üzmeden doğru zamanlarda doğru kaynaklardan beslerseniz o da size güzel yanıt verir.

Bir arabanın benzinsiz yürümeyeceği gibi vücudumuzda besinsiz işlevini yitirebilir. Bu nedenle aç kalmadan az az sık sık beslenmek ilkesini yaşam şekli olarak kabul etmelisiniz.

Aç kalarak kazanacağınız tek şey bazı kronik hastalıklara yatkınlıktır, aman dikkat.
Öğün atlamak
Çok sık karşılaştığımız diyet hatalarının başında gelen öğün atlamak, genelde kişilerde daha az yersem daha çok kilo veririm mantığından ileri gelmektedir ve çok büyük bir yanlıştır.

Aç kalmamak demek öğünlerimizi düzenli tüketmemiz anlamına gelir. Yetişkin her bireyin 3 ana ve 3 ara öğün tüketmesi gerekmektedir.

Bu sayede metabolizma canlanacak, alınan kalorileri depolamak yerine kullanma yoluna gidecek ve yağ kaybı hızlanacaktır.

Düşük kalorili besinler tüketmek
Light, hafif veya diyet adı altında satılan, her geçen gün raf genişliği artan düşük kalorili besinler diyetlerin yardımcısıdır ancak sadece bu besinleri tüketerek zayıflamaya çalışmak hatadır.

Tüketilen besin her ne kadar enerji anlamında hafifletilmiş olsa da yine de ölçülü kullanılmalıdır aksi takdirde kilo dahi aldırabilir.

Ayrıca tek tip diyetlere yönelten bu yaklaşım uzun vadede metabolizmayı monotonluğa sokabilir ve besin yetersizliklerine dahi neden olabilir.

Ara öğünlerde minik atıştırmalar olarak kullanabileceğimiz bu besinleri amacının üstünde tüketmeyin lütfen.

Ödüllendirme cezalandırma yollarına başvurmak
Diyet yapmak kişilerin kendilerine verdikleri bir ceza ya da ödül olarak algılanmamalıdır. Asıl amaç sağlıklı beslenmeyi öğrenmek, doğru yaşam ve diyet ilkeleri edinerek hayat stilimizi olumlu yönde geliştirmektir.

Özellikle uzun soluklu diyet süreçleri ardından sıkılmışlık hissi ile diyeti bozup kişiler kendilerini besinlerle ödüllendirebilirler, bu durumda mantıklı düşünmeye gayret etmeli iradenizi koruyarak makul seçimler yapmaya gayret etmelisiniz.
Kalorili içecekler tüketmek
İçecekler belki de son yıllarda dünyada şişmanlamanın hızlanmasına neden olan faktörlerin başında gelmektedir.

Besleyici özellikleri yok denecek kadar az olan, kişilerde bağımlılık yaratarak sürekli tüketime yol açan, mide kapasitesini genişletip iştahı artırabilen gazlı ve yüksek kalorili içecekler diyet olarak pazarlansa da maalesef diyetler için risk teşkil etmektedir.

Bunlar yerine su, bitki çayları, soda, geleneksel içeceğimiz ayran tüketmeyi tercih etmelisiniz.

Çok sık tartılmak
Çok sık tartılmak uzun vadede sizi sıkılmışlığa itebilir.

Hergün tartı üzerine çıktığınızda büyük farklar görmek niyetinde olup, küçük değişiklikler görmek başarınızı küçümsemenize neden olabilir bu da diyeti terk etmenlerin başlıca nedenlerinden biridir.

Dışarıda çok sık yemek
Dışarıda yemek yemek sosyal hayatın vazgeçilmez zevklerindendir.

Ancak diyet yapan kişiler için zor bir sınav gibidir. Büyük porsiyonlar, yüksek kalorili besinlerin servis edilip, atıştırmalıkların servis edildiği, tatlı ve alkolün de çoğu zaman eşlik ettiği zengin sofralar aklınızda olmayan miktar ve çeşitte besin tüketmeye yönlendirerek diyetinizi sabote edebilir.

Bu gibi durumlarda yapılan en büyük hata 'Bir kereden bir şey olmaz' mantığıyla diyeti bozmak, yememeniz gerektiğini bilmenize rağmen yüksek kalorili gıdalar sipariş etmektir.

Zayıflama hapları kullanmak
Yediklerimize dikkat etmeden kilo vermeyi vaat eden, vücudun şekillenmesine yardımcı olan, iştahı kesen vb. amaçlı pazarlanan zayıflama hapları tüketerek diyet yapmak kendimizi en çok riske attığımız hatalardandır.

Doktor önerisi almadan, eczanelerden kendi kararımızla bu hapları kullanarak ileride geri döndüremeyecek hasarlar oluşabilir, kesinlikle kolay yola kaçmadan doğru diyet ve egzersizle zayıflama hedefi koymalısınız.

Diyetisyen Berrin Yiğit
Akkavak Sok. Halil Bey Apartmanı
No: 31 D: 29 - 30 Nişantaşı
(0212) 291 75 15 – 16